27 Ocak 2010 Çarşamba

BİR ROMAN BİR MEKAN: Suskunlar - Galata Mevlevihanesi


Bir ikindi vakti İstiklal caddesinin gürültüsünden kaçıp sığınmıştım Galata Mevlevihanesinin bahçesindeki banka. Karşımdaki mezarlık yıllar sonra bir romanda karşıma çıkıverdi.

"Kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür"

Mevlana'nın bu sözüyle başlıyor İhsan Oktay Anar'ın son romanı Suskunlar.

Eflatun'un kendini çağıran sesin peşinde Galata Mevlevihanesi'ne olan yolculuğundan bahseden kitap adını mevlevihanenin içindeki mezarlıktan alır ve şu sözlerle sona erer:

"Kahin, görebilen tek gözüyle aynaya baktı ve Eflatun'u gördü. Bu efendi, sessizliği sessizce dinleyerek, Galata Mevlevihanesideki mutfak-ı şerifindeki dibekte kahve dövme işini bırakmadı ve hiçbir zaman da bir Mevlevi dedesi olmadı. Bu onun olduğu kişğ olmaya devam edeceği anlamına geliyordu. Seneler sonra kalbi durduğunda, defnedileceği yer de belliydi; Dergahtaki Suskunlar Haziresi"



"Suskunlar" la ilgili inceleme ve eleştiri yazıları:

http://www.dipnotkitap.net/ROMAN/Suskunlar.htm



Galata Mevlevihanesi Beyoğlu'nda Tünel tarafında Galip Dede Caddesi'nin başında bulunan bir mevlevihanedir.

Orijinal adı Kulekapı Mevlevihanesi olan Galata Mevlevihanesi, İstanbul’un fethinden sonra 1491 yılında Osmanlı’nın yeni başkentinde kurulan ikinci mevlevi tekkesidir. Theophile Gautier, Enmondo de Amicis gibi meşhur Batılı İstanbul gezginlerinin “Beyoğlu Mevlevihanesi”, “Kulekapı Mevlevihanesi” olarak sözünü ettiği mevlevihanenin bulunduğu yerde daha önce Bizans’ın St. Theodore Manastırı vardı.

Ağaçlarla kaplı bu ıssız yeri, Sultan II. Bayezid bostancıbaşılık ve beylerbeylik yapan İskender Paşa'ya verir, o da burada bir av çiftliği kurar. Mevlâna'nın torunlarından Sema-i Mehmet Dede, paşadan arazisinin bir bölümünü mevlevi dergâhı yapmak için ister. İskender Paşa da bu dileği kabul eder ve 1491'de Galata Mevlevihanesi'nin yapımına başlanır. Galata Mevlevihanesi, kuruluşundan kısa bir süre sonra halveti zaviyesine dönüşür; 17. yüzyıl başlarında Kasımpaşa Mevlevihanesi'nin kurucusu Sırrı Abdi Dede'nin çabalarıyla yeniden mevlevihane haline getirilir.

Girişte sol tarafta bulunan küçük mezarlıkta Şeyh Galip ve Nayi Osman Dede'nin mezarları bulunur.

Mevlevihane 27 Aralık 1975 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. Divan Edebiyatı Müzesi olarak kullanılmaktadır. Her ayın ikinci ve son Cuma günleri düzenlenen sema gösterileri ile geçmişle günümüz arasındaki bağı devam ettirir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder