27 Ocak 2010 Çarşamba

FİLM: Smoke

Şöyle bütün bir yılın yorgunluğunun
omuzlarına yüklendiği o son Aralık haftası
-şartta değil hani başka bir zamanda olur belki-
önce filmi saymadığımız kaçıncı tekrarda
tekrar seyredip;
sonra eski İstanbul'a doğru,
belki Galataya, belki Sultanahmete
belki Balat'a...
hiç konuşmadan sessizce yürüyüp
ve bir köşede oturup
ruhunu elindeki tütünün
dumanıyla
bırakıvermeli İstanbul'a...
martılara...
yollara..
h.a.

Filmin Fragmanı

Tür :
Dram
Yönetmen : Wayne Wang
Senaryo :
Paul Auster
Görüntü Yönetmeni : Adam Holender
Müzik : Rachel Portman , Tom Waits
Yapım : 1995, Almanya / ABD , 112 dk.

Oyuncular

Giancarlo Esposito (Tommy) , José Zúñiga (Jerry) , Stephen Gevedon (Dennis/Steve Gevedon) , Harvey Keitel (Augustus 'Auggie' Wren) , Jared Harris (Jimmy Rose) , William Hurt (Paul Benjamin-Yazar)

Bu filmin ilginç bir öyküsü var. 1990 yılında "The New York Times" gazetesi, yazar Paul Auster'den bir Noel hikayesi yazmasini ister. Bu istek sonucunda ortaya çıkan "Auggie Wren's Christmas Story" isimli hikaye, Smoke'un senaryosu için temel oluşturur.

Wayne Wang'ın yönettiği ve Brooklyn'deki bir tütün dükkanında geçen film için, Auster öyküyü, hayatları Auggie Wren ile kesişen dört yeni karakter ekleyerek genişletti. Mahallenin buluşma yeri olan dükkanın işletmecisi Auggie rolünde, Harvey Keitel, muhteşem bir performans sergiledi.

Diğer karakterleri oluşturan; önü kesilmiş bir yazar olan Paul (William Hurt), başbelası bir delikanlı Rashid, Auggie'nin eski sevgilisi Ruby ve diğerleri, yazın bir kaç günü boyunca bir arkadaşlık ağı kurarlar.

Bundan önce, romanı Şans Müziği'ni oldukça sıkı bir stilde sinemaya uyarlayan Auster bu kez epey gevşek ve doğaçlamaya açık bir üslup tutturuyor; karakterlerini kendi hayatları hakkında konuşmak üzere serbest bırakıyor.

Asıl noel hikayesi ise en sonda Tom Waits müziğinin önünde ve siyah beyaz olarak oynuyor.

Tom Waits - Innocent when you dream


ALTYAZI



PAUL: Hepsi aynı

AUGGIE: (Gururla gülümseyerek) Doğru. Aynı yerin dört bini aşkın fotoğrafı. 3. sokak ile 17. caddenin kesiştiği köşe,sabah saat sekizde. Her türlü havada dört bin adet gün. Bu yüzden hiç tatile çıkamıyorum. Her sabah aynı yer, aynı zaman

PAUL: Böyle bir şeyi ilk kez görüyorum.

AUGGIE: Projem bu. Hayatımın işi diyebilirim.

PAUL: İnanılmaz. Bu fikir nereden aklına geldi, bu proje?

AUGGIE: Bilmem öylesine aklıma geldi.Burası benim köşem ne de olsa. Dünyanın küçük bir köşesi, ama burada da olaylar oluyor, her yerde olduğu gibi. Kendi küçük köşemin dökümü

PAUL: İnsanın dili tutuluyor.

AUGGIE: Yavaşlamazsan bir şey anlamazsın dostum.

PAUL: Ne demek istiyorsun?

AUGGIE: Demek istediğim şu, çok hızlı gidiyorsun. Resimlere bakmıyorsun bile.

PAUL: Ama hepsi aynı

AUGGIE: Hepsi aynı ama her biri birbirinden farklı. Güneşli sabah olur, karanlık sabah olur. Yaz ışığı vardır, sonbahar ışığı vardır. Hafta içi günler vardır, hafta sonu günler vardır. Paltolu insanlar vardır, şortlu tişörtlü insanlar vardır. Bazen aynı insanlar, bazen farklı insanlar. Bazen farklı insanlar aynı olur, bazen aynı insanlar ortadan kaybolur. Dünya güneşin etrafında döner, güneşin ışığı da her gün dünyaya değişik bir açıdan düşer.


NOT: Filmin sonundaki küçük hikaye, Auggie'nin fotoğraf makinesini edinişini anlatmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder