13 Ocak 2010 Çarşamba

YOL'da ATEŞ YAKTIĞINDA...

Yol bu...bazen uzun sürecek,
Yazın ardından kış gelecek...
ve sen yolda ateş yakacaksın...
ısınmak için...aydınlanmak için...
bazen sadece ateş yakmak için....
Sana tavsiyemiz ey okur,
ateş yakmadan önce
Oruç Aruoba'nın "Ateş Yakana Kılavuz"' kitabını okuman...
Oku!..
ve sonra yine
dilediğince, kendi bildiğince yak kendi ateşini...
H.A. - sandıklı-



"YAKIN" (Ateş Yakana Kılavuz 1. kitap)- Oruç Aruoba -'dan alıntılar:
Her ateş ısıtmaz.
Ama, her ateş sonunda söner.
Hiç sönmeyecek bir ateş de yakamazsın...
Ateş yakan, günlerce, ateş yakmamasını da
temellendirebilmelidir..
Ateş yakan, ateşini yakmayabilmelidir de...
Ateşin ne kadar uzun bir sürede yanar hale gelmişse,
o kadar uzun bir süre yanar...sen onunla ne kadar uğraşmışsan,
seni o kadar çok ısıtır...Tersi: ateşini ne kadar kolaylıkla yakmışsan,
o kadar geçici olur o da; seni de o kadar az ısıtır...
Şunu bil: ancak zorlukla yakılan ateş, temelden, gerçekten yanar ve ısıtır...
Ateşin kolayına kaçamazsın..
Ateş yakmanın, bir de, odun taşıması vardır ve
kül küremesi, ocak temizlemesi...
Ateşlerinden fırlayabilecek kıvılcımlar odalarında tehlike
yaratır diye ocaklarının önüne 'muhafaza' koyanlardan
olma: Ateşini iyi yak; ona iyi bak... odanda yangın
çıkması olasılığından da korkma...
Ateş yakan ateşinden korkmamalıdır.
(Ocağının bulunduğu oda kolaylıkla tutuşabilecek şeylerle- diyelim,
tepeleme kitap ve kağıt yığınlarıyla- dolu da olsa...)
Bil ki, ateşin yandığı sürece,
rahat yüzü göremezsin..
hep onunla uğraşmak zorundasın...
Ancak bütün odunların kül olup;
sen de, ocağın bağlantısını
kapatabileceğin duruma gelince,
rahata erersin..
ateşini sönmeye bıraktığında...
Ateşin sönmeden rahat edemezsin:
ettiğin -edebileceğin- zaman da,
ateşin, işte, sönmüştür, artık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder